Üniversite Okurken Para Kazanmak

Üniversite Okurken Para Kazanmak
Bir üniversite veya yüksek okulda okumak birçok öğrencinin hayalidir. Yanlış bir eğitim ve öğrenim sistemi içinde bir üniversitede okumaya başladıysanız sistem sizi başından sonuna kadar şirketlerde bir çalışan olarak hazırlayacaktır. Mezun olduktan sonra yakın çevreniz sizin bir masa bir kartvizit sahibi olmanız için size baskı yapmaya başlayacaktır. Hele okul bittikten sonraki dönemde bu baskı daha da artar. İşsiz olduğunuzu söylememek için birçok yol bulmaya çalışmaya başlarsınız. Bu sebeple sevmediğiniz bir işte ve sektörde çalışmaya başlayabilirsiniz. Bu otoyoldan çıkış bazen oldukça uzak bir tabeladan sonra olabilir. Yani işin bir de alternatif maliyeti var. Yanlış bir iş bütün yaşamınızda sizi mutsuz edebilir.
Aslına bakacak olursanız herkesin istediği bir işte severek çalıştığı bir ekonomi çok daha verimli olur. Ülkenin toplam geliri çok daha hızlı artar. Yenilikçi birçok ürün ortaya çıkar, yabancı rakiplerinden üstün firmalar doğar. O zaman eğitim ve öğrenim sistemimizde öğrencileri verimli şekilde çalışabilecekleri hatta kendi işleri kurmaya özendirici yapıların kurulması şart.
Özellikle teknoparkların bir an önce büyük şirketlerin vergi kaçırdıkları alan olmasının önüne geçilmeli, küçük girişimcilere destek verecek, yeni birçok fikrin filizleneceği mekânlar haline getirilmesi için harekete geçilmelidir. Üniversitelerle sektörlerin yıllardan beri bitmeyen üniversite – sanayi işbirliği kavramı artık pratiğe dökülmelidir. Maalesef yurtdışında yakalanan bu işbirliği Türkiye’de istenilen seviyelere hiçbir zaman getirilmemiştir.
Ülkeyi kurtardık gelelim asıl meseleye. Bir okulda okurken kendi internet girişimini başlatmak isteyen öğrenciler neler yapmalı. İnternet girişimciliği konusunda birçok üniversitede panel, seminer ve toplantı sonucunda elde edindiğim izlenimleri 10 maddeye toparladım.
1. Çalışın: Staj yapın, yarı zamanlı çalışın, yaz tatillerinde tam zamanlı çalışın. İş dünyasındaki insanlarla tanışın: Okullara kapak atıldığında aslında eğlencenin dibine vurmak için uygun zaman aranır. Hatta sık sık bunun dozu kaçırılır. Eğer bu seviye optimumda tutulmazsa emin olunki sonu hayırlı olmayabilir. Yazın ve final sınavları aralarında hatta hafta sonları bile değerlendirebileceğiniz zamanlardır. Mutlaka okurken her yaz farklı bir sektörde staj yapın. Bu stajı uzun tutun. En az 2 ay mümkünse 3 ay staj yapın. Eğer yaz okuluna gidiyorsanız yarı zamanlı staja devam edin. İş dünyasına yakınlaşın. Size kitaplarda anlatılanlarla gerçek hayattakiler arasında bağ kurmaya çalışın. İş dünyasındaki insanlarla iletişim kurun onlarla sürekli temas halinde kalın. E-postayla periyodik olarak onları sıkmayacak şekilde bilgilerinizi güncelleyin. Ders zamanlarında onları ziyaret edin. Derslerinizi etkilemeyecek şekilde dönem içinde yapabileceğiniz küçük işler varsa onlara yardımcı olun. Eğer aile şirketi varsa küçükte olsa sorumluluk alın ve tüm ders yılında ailenizin işinde bilfiil yardımcı olun. En ucuz tecrübeler hep başkalarının yanında öğrenilir. Gözlerinizi, kulaklarınızı açık tutun. Çalışırken öğrenin. Bunları blogunuzda paylaşın.
2. Araştırma yapın: İhtiyaçları sadece öğrenciler çevresinde değil, tüm sektörlerde görmeye çalışın. İş fikirleri geliştirin ancak hepsini yapmaya çalışmayın. Genellikle okuldayken tüm öğrenciler ihtiyaçları eğitim hayatı içinden görürler. Sanki tüm dünya öğrenciler üzerine kurulmuştur. Okuldaki talebi görmek önemlidir. Belki çok yeni bir pazar keşfedebilirsiniz, ama unutmayın tüm ekonomi öğrenciler veya gençler üzerine kurulmamıştır. Üniversite veya yüksek okullar araştırma yöntemlerini size gösterirler. Bu araç elinizde olursa her türlü konuyu detaylı öğrenmek sizin elinizde olur. Hem gerçek dünyada hem de internette araştırma yapın. Ticaret odaları, sanayi odaları, meslek birliklerine, kütüphanelere gidin. Sayılarla ve istatistiklerle haşır neşir olun. İnterneti sadece gazete, eposta ve anlık mesajlaşma için kullanmayın. Her internet sitesine girdiğinizde yaptıklarını analiz edin. İş modellerini çizin. Nasıl yaptıklarını öğrenin. Öğrencilik sırasında yapmak istediğiniz onlarca fikir ortaya çıkabilir. Sırayla hepsini yapacağız yanılgısına düşmeyin. En önemli iş fikrini ortaya çıkardıktan sonra sadece onun üzerinde çalışın. Dikkatinizi dağıtmayın. Onlarca tavşanın peşinde koşarsanız hiçbirisini yakalayamazsınız. Beyaz tavşanın peşine düşün.
3. Sosyal çevre edinin. Arkadaşlarınızla ilişkinizi geliştirin: Okurken tüm arkadaşlarınızla iyi ilişkiler kurmaya çalışın. (Bu cümle kötü niyetli olarak okunmasın, makalenin konusunun sadece okurken kendi işinizi nasıl kuracağınız olduğunu unutmayın) Mezuniyet sonrasında arkadaşlarınız sizin işbirliği yapacağınız şirketler haline gelecekler. Sadece kendi okunuzla kalmayın. Başka bölümlerdeki öğrencilerle, diğer şehirdekilerle tanışın. İşbirliği yapabileceğiniz noktaları ortaya koyun. Bu şekilde belki gelecekteki ortağınızı bile bulabilirsiniz. Sosyal çevre edinmeyi bir alışkanlık haline getirin. Fikirleriniz dünyanın en yaratıcı fikirleri bile olsa da unutmayın iş insanlarla yapılıyor. Sadece öğrencilerle değil staj yaptığınız veya partime çalıştığınız şirketlerde iş dünyasından insanlarla da tanışın ve iletişimi internet ortamında koparmadan devam ettirmeye çalışın.
4. Seminer, panel, konferanslara katılın. Kitap okuyun. Yanlış arkadaş çevresine takılırsanız bu tür etkinlikler aranızda küçük düşürücü aktiviteler gibi algılanabilir. Bir panele veya seminere gittiğinizde inek damgası bile yiyebilirsiniz. Unutmayın ekmek aslanın ağzında. Mezun olduğunuzda sizi büyük bir rekabet bekliyor olacak. Dozunda eğlenenin arkadaşlarla takılın ama iyi bir konferansı veya iş dünyasından birisiyle sohbeti kesinlikle kaçırmayın. Kulüplerin düzenlediği bu tür etkinliklere bazen taşıma su şeklinde zorla öğrencilerin getirildiğini görüyorum. Konuşma bitse de gitsek şeklinde bakıyor oluyorlar. Soru sorulmuyor, bittiğinde evli evine köylü köyüne dağılıyorlar. Her konferansa katılmak zorunda değilsiniz. Kendi işinizi kurmak istiyorsanız ilgi alanlarınıza göre bir seçim yapabilirsiniz. Önerim iş dünyasından gelen tüm çalışanların ve özellikle de kendi işini kurmuş olanlarla olan sohbetleri kaçırmamanız. Bunun yanı sıra işletme, yönetim, pazarlama, satış, muhasebe, ekonomi konularındaki seminerleri pas geçmeyin. Sadece okunuzdaki etkinliklerle kendinizi bağlı tutmayın. Büyük şehirde oturuyorsanız diğer seminer, konferans ve panel programlarını takip edin. Diğer üniversite kulüplerinin yaptığı etkinliklere katılın. Sertifika için değil öğrenmek için salonda oturun. Konuşma sonunda soru sorun, tanışmak istediğiniz bir konuşmacıysa kendinizi tanıtın ve kartvizitini isteyin. Tüm yapmak istediklerinizi anlatmaya çalışmayın. Daha sonra e-postayla iletişim kurabilirsiniz.
5. Kulüplerde etkin rol alın: Kulüpler küçük bir şirket simülasyonu gibidir. Yönetim kurulları vardır. Belli bir bütçeleri ve yıl içinde ulaşacakları hedefler bellidir. Belki bir kongre belki bir organizasyon yapacaklardır. Kendi bütçelerini kendileri belirlerler. Satış veya sponsorluk için kulüpteki öğrenciler etkin olarak çalışırlar. Bir şirkete gidip bir ürün satmanın, bir organizasyon düzenlemenin ne olduğunu bu süreç içinde öğrenebilirler. İş dünyasıyla bu etkinliklerde çok yakın çalışırlar. Arkadaşları onların çalışanları olmamasına rağmen bir hiyerarşi içinde insan yönetimi konusunda tecrübe sahibi olurlar. Her etkinliğin bir başlangıç ve bitişi olacağı için tarihlerle çalışmayı öğrenirler. Bazen bu çalışmalar dersleri aksatabilir. Bunun dengesini yine sizin kurmanız gerekmektedir. Bir kulüpte başkan olmak oldukça iyi bir deneyim kazandırır. Açılışlarda büyük bir topluluğa konuşma yapmanın ne olduğunu anlayabilirsiniz. Kulüp çalışmaları bazen size işbirliğini öğretebilir. Sadece girişimcilik değil bir dağcılık kulübü size ekip olarak nasıl çalışabileceğinizi ve ekip arkadaşlarınıza güvenmenin değerini öğretebilir. Tüm bu tür çalışmaların sizi gerçek yaşama çok daha erken hazırlayabileceğini düşünüyorum.
6. Küçük girişim denemeleri yapın. Etkinlik düzenleyin, yıllık basım işini alın, fotokopi satın: Mezun olmadan önce yıllık basım işi bazı üniversitelerde gerçekten karlı bir iş olabilir. Hem riskli hem de zor bir girişim olabilir. Talep yaklaşık bellidir ama bu işin tüm süreçlerini kısıtlı bütçe ve yine bir ekiple yapmak oldukça zor olabilir. Küçük bir işletme simülasyonu daha. Ben yapmadım ama şu anda görüyorum ki çok güzel bir tecrübe elde edebilirsiniz. İyi düşünün öyle karar verin. Bu yazıyı okuduktan sonra yapmayın, gerçekten yapabilme potansiyeliniz varsa girişin. Sorumluluk kabul etmem. Başka küçük girişimler yapabilirsiniz. Baskısı bitmiş bir kitabı (telif haklarına tecavüz etmeden) bastırıp veya çok iyi tutulmuş notlarınızı birleştirip pazarlayabilirsiniz ve / veya eski ders yılı sorularını düzenli bir şekilde satabilirsiniz. Yılbaşı partisi, yeni jargonlar “Spring break” “ilkbahar arası”, yaza merhaba partileri düzenleyebilirsiniz. Bu etkinliklerde risk almayı para kazanmayı öğrenebilirsiniz. Bu sırada belki internette küçük eşyalar satabilirsiniz. Gittigidiyor.com’dan bir dükkan açıp veya hazır elektronik ticaret altyapılarından birisini kullanıp ürünler satabilirsiniz. Fatura yazmayı, kdv ödemeyi, gelir vergisiyle tanışmayı öğrenirsiniz.
7. Derslerinizi önemseyin: Sadece geçmek için değil öğrenmek için çalışın: Zorla sadece dersleri geçmek için değil, daha sonra faydalanacağız bilgilerin öğrenmek için çalışın. Sınav öncesi yüklenip fotokopileri ezberlemeyin. Hergün daha az vakit harcayıp düzenli bir sistem kurun. Böylece hem kendinize vakit kalır hem de sınav öncesi haftalarda stres yapmazsınız. Her ders size bir şeyler öğretir bunu anlamaya çalışın. Temel dersler çok önemlidir, altyapınızı oluşturur. İntegral logaritma vb. nerede kullanacağım diye sakın düşünmeyin. Bu temel bilimler sizi tüm virüslerle mücadele etmenizi sağlayan aşılar gibidir. Her zaman kullanabilirsiniz. Küçük bir matematik bilgisinin finans dünyasında milyonlar ettiğine tanıklık edebilirsiniz. Yukarda bundan önceki maddeler size okul dışındaki birçok şeyi öneriyor olsa da sakın okulu boşlamayın. Size bundan sonraki yaşamınızda vereceği bakış açısını öğrenin. Okullar size pencereler açar, o pencereleri kullanmak size kalır.
8. Bilgisayar ve interneti sadece eğlence için değil, iş için kullanmayı öğrenin. Bilgisayar kurslarına katılın: Okuldan mezun olduktan sonra nasıl bir girişim yapacak olursanız olun bilgisayar bilgisi kritik önemde olacak. Bilgisayarı sadece oyun oynamak ve internette mesajlaşmak için kullanmayın. Okul hayatınız sırasında bilgisayar eğitimlerine katılın. Belediyeler ve meslek örgütleri bedava kursalar açıyorlar, bunları takip edin ve katılın. Bilgisayar bölümünde okumasanız bile temel yazılım bilgisini öğrenmeye çalışın. Programlama yapmayacak bile olsanız bu konudaki bilginiz size çok kapı açacaktır. Bunun yanı sıra işinizde yazılım ihtiyacı duyduğunuzda teknik insanların nelerden bahsettiğini çok yakından anlayacaksınız. Eğer internet üzerinde bir iş yapmak istiyorsanız bu söylediklerimin biraz daha ilerisine geçebilirsiniz. Sizin yerinizde olsam vaktimin önemli bir kısmını yazılım ve tasarım konusunda kendimi geliştirmeye harcardım. Mezun olduktan sonra bu kadar bol vaktiniz olmayacak. Mezun olduktan sonra programcı olmasanız da internet girişiminde teknoloji en önemli araçlarınızdan birisi olacak. Üniversitelerde yaptığımız panel ve sohbet toplantılarında öğrencilerin interneti sadece haber almak, eposta göndermek ve çoğunlukla da sosyalleşmek için kullandıklarını tespit ediyorum. Kendi işinizi kuracaksanız internet sizin için bulunmayacak bir kaynaktır. Bunu okurken çok verimli değerlendirin.
9. En az bir yabancı dil öğrenin: Bu bir klişedir. Yıllardır söylenir durur. Bir dil bir insan felan filan. Şunu açıklıkla söyleyeyim, beğensekte beğenmesekte kapitalist düzen ve network ekonomisi ülkeleri birbirine çok yaklaştırdı. Kurduğunuz işin rakipleri bir anda başka bir ülkedeki firma olabiliyor. Bunun yaı sıra şirketler işbirliği için sadece kendi ülkelerindeki sektörleri değil diğerlerini de erişiyorlar. Özellikle internet girişimleri global olmak için çok daha avantajlı oluyor. Bir konferansta projenizi anlatacaksanız, sosyal bir çevre edinecekseniz mutlaka aynı frekansta konuşuyor olmalısınız. İngilizce internet ekonomisi için nerdeyse şart, bunun yanına diğer diller sizin bonus puanlarınız olur. Şirketinizin değeri sizin onu nasıl temsil ettiğinizle de yakından bağlantılıdır. Bu bakımdan okul hayatınız süresinde yabancı bir dili çok iyi konuşun. Anlıyorum ama konuşmada sıkıntım var filan demeyin. Hem iyi anlayın hem de iyi konuşun. (Bu madde yanlış anlaşılmasın Türkçe’nin etkin olarak kullanılması konusu değil, iletişim kurmak, araştırma yapmak için yabancı bir dilin gerekliliğini belirtmek istedim. Yoksa tüm yazışmalarımızda güzel Türkçemizi kullanmaya teknolojik terimlerin Türkçe karşılıklarını kullanmaya dikkat etmeliyiz. En basit örnek email yerine eposta kullanıyorum. Bunun yanı sıra yazımdaki yanlışları bana iletebilirsiniz)
10. Soru sorun. Büyüklerin, öğretim üyelerinin, tecrübeli insanların fikirlerini dikkatle dinleyin, analiz edin, hem onları hem kendinizi sorgulayın: Nedensellik konusunda kafa yorun. Her yapılanı doğru kabul etmeyin. Sorgulayın. Soru sorduğunuzda emin olun ki ya gerçek sebebini öğrenirsiniz ya da bunun doğru yöntemi olmadığını anlarsınız. Öğrencilerde genellikle protest bir duruş vardır. Sorgulamaya başladıktan sonra dik kafalalılık, inatlaşma, doğru bildiğini sanma, araştırmadan eksik sallama, araştırma yöntemlerini bilmeme, istatistik kelimesine bile yaklaşmamışlık en sık rastlanana sıfatlardır. Öğrenciyseniz ilk olarak dinlemeyi ve dinlediklerinizi hazmetmeyi öğrenin. Bu emme basma tulumba gibi başınızı sallamanız anlamına gelmediği gibi sürekli itiraz etmek anlamında gelmiyor. Bu iki ucun arasında doğruyu bulacaksınız. İş dünyasından önemli kişilerle iletişimde olursanız onlar size önemli kararlarınızda koçluk yapabilirler. Öğretim görevlileriyle sadece ders notları konusunda değil öğrenmek istediğiniz temalarda konuşursanız size yol gösterirler. Bu tecrübeli insanları dileyin, size çoğu yardım etmek istiyor. Küçümseme, hor görme, suçlama, bahane üretmeyi unutun. Onları dinleyin, not alın, araştırın, öğrenin ve soru sorun. Bu döngü çok zordur. Bunu başarabilirseniz mezun olursunuz

Sakıp Sabancı 48 Öğüt

Sakıp Sabancı 48 Öğüt
Sakıp Sabancı kimdir diye merak edip hayatı ve hayat hikayesi hakkında biraz ipucu istiyorsanız Sakıp Sabancı biyografisi okumak yerine aşağıdaki 48 adet öğüdünü okuyabilirsiniz. Her biri birbirinden değerli olan insanlık dersi niteliğindeki bu tavsiyeleri sizler için derledik umarım beğenirsiniz.
1.Nasıl bir “Güç” arıyorsunuz? Onu Bilin. Güce sahip olduktan sonra ise onu iyi kullanın.
2.Başkasından, özellikle politikacıdan medet, ummayın.
3.Birlik ve beraberlik arayışını her işte ve her fırsatta sürdürün.
4.Karşınızdakilerin “İnsan” olduğunu hiçbirzaman unutmayın!
5.İnsanların birer “Makina” olmadıklarını bilin.
6.Terfi, ödüllendirme ve cezalandırma, başarıya yol açar.
7.Adil olun. Her işte, her konuda, her fırsatta ve herkese karşı adil olun.
8.“Vicdan Huzuru” başarılı olabilmenin temel şartıdır.
9.Ayaklarınız her zaman yere bassın. Hiçbirzaman havalarda dolaşmayın. Kendinizi kimseden üstün görmeyin.
10.Hiçbir işi “Kıyısından Köşesinden Tutmayın”. Yapacağınız iş ne ise, küçümsemeden ona sahip çıkın.
11.Hayata uyun.
12.İyilikleri unutmayın. İyilikleri karşılıksız bırakmayın.
13.Aç gözlü olmayın. “Allahıma Şükür” demesini bilin.
14.Şans, kader ve kısmet, yararlanmasını bilenler için vardır.
15.Hiç ölmeyecek gibi çalışın. Yarın ölecekmiş gibi hazırlıklı olun.
16.Dünyanın sizin etrafınızda kurulduğunu sanmayın.
17.Dostluğa ve arkadaşlığa önem verin.
18.Güler yüzlü ve tatlı dilli olun.
19.Hedefiniz nedir? Onu bilin. Dağılmayın. Lüzumsuz şeylerle uğraşmayın.
20.Sağlıklı olun. Sağlık herşeyin başıdır.
21.Düzenli bir yaşamınız olsun.
22.Manevi dünyanız zengin olsun. Sonra maddi zenginlik gelir.
23.Bilgili olun.
24.Gözünüzü açın.
25.Risk almayı bilin. Cesur olun.
26.Güvenilir insan olun.
27.Hangi işi yapacaksanız, o işi en iyi bilenler ile işbirliği yapın.
28.Yaptığınız iş farklı olsun.
29.Müesseseleşin.
30.İşinizi sevin. İşinize sahip çıkın.
31.Tasarrufa önem verin. Tasarruf yatırım demektir.
32.Borç para vermekte, kefil olmakta dikkatli davranın.
33.“İyiyi” yüreklendirin, alkış verin. “Kötüyü” ayıplayın, ceza verin.
34. Allah herkese “Bölüşmeyi” nasib etmez. “Bölüşmek” ve “Paylaşmak” kutsal ve keyifli bir iştir. Bölüşmesini bilin. Paylaşmasını becerin.
35.Kim akıllı üretir ise onun yanında olun. Kim akılsız tüketir ise ondan uzak durun.
36.Her şeyin bir şeyini, Bir şeyin her şeyini bileceksiniz.
37.Karınıza ve çocuklarınıza vakit ayırın. Ne kadar yoğun proğramınız olursa olsun, karınıza ve çocuklarınıza zaman ayırmalısınız. Bu bir zorunluluk değil bir zevktir.
38.Adınızı temiz tutmaya özen gösterin. Başarı bir bütündür. İsminizi temiz tutun ki, başarı isminizi taçlandırsın.
39.İşbirliği yapacağınız insanları, birlikte çalışacağınız kişileri ve ortaklarınızı seçerken dikkatli olun. Arkadaşlıklarınızı ve dostluklarınızı iyi kurun.
40.Çıkar uğruna, menfaat bekleyişi içinde, belli kolaylıklardan veya imkanlardan yararlanmak hesabıyla, uygunsuz kişi veya guruplarla ilişkiye girmeyin.
41.Kişisel çıkar uğruna, geçici kazanç için kimseyi satmayın.
42.Fikirlerinizden ve değer yargılarınızdan fedakarlık etmeyin. Etmeyin ki önce aileniz ve yanınızda çalışanlar, sonra iş yaptıklarınız ve çevreniz size güvensin.
43.Şeyh uçmaz. Onu müridleri uçurur. Başarıyı yakalamak, başarıyı sürdürmek, başarıyı ileriye götürmek isteyenler ayaklarını yerden kesmemeye, uçmamaya özen gösterirler. Çünkü uçan hiçbir şey havada kalmaz.
44.Hırçın olmayın, hem kendinize hem de başkalarına huzur verin. Hırçınlıklarınızı yenmeye çalışın.
45.Dost olun, arkadaş olun. Dostunuz olsun, arkadaşınız olsun. İnsan sevdikçe ve sevildikçe mutlu olur.
46.Yaşamadan ölmeyin. Yaşayarak ölün. Ölümden söz etmek kötü birşey ama, ölüm mukadder son. Her faninin kaderinde var İnsan bu dünyaya bir defa geliyor.
47.İnsan ölürken yaptıklarına değil, yapamadıklarına pişman olurmuş. Son nefesinizde yapamadığınız şeyler için üzüntü duyun.
48.Eşini iyi seçemeyen, işini de iyi seçemez.
Bu öğütleri okuyup uygulayan bir insan Sakıp Sabancı kadar başarılı olabilir. Neden olmasın? Türkiye’nin en zengin işadamı olmanızı kimse engellemiyor ve herkes için şartlar aynı bunu hiçbir zaman unutmayın. Fırsatlar dünyası dışarıda sizi bekliyor 24 saat bilgisayar başında oturarak kimse para kazanamaz.

Zenginlere Para Kazandıran Düşünce Yöntemleri





Orta sınıftakiler zengin olmak için lotodan para çıkması gibi kendi dışındaki unsurlardan medet umarken, ABD’li yazar Steve Siebold, analizinde bir kişinin kendi başına bunu başarabilmesi için yapması gerekenleri sıraladı.

İşte Siebold'un son yayımladığı kitabına da konu olan görüşlerini anlattığı yazı:

Hepimiz istediğimiz zaman istediğimiz şeyi yapmak için cebimizde yeterince para olmasını hayal etsek de, bu çoğumuz için bir hayal olmaktan öteye gitmez.

Zengin olmak o kadar kolay bir şey olmamasına rağmen aslında insanların düşündüğü kadar zor bir şey de değil. Eğer gerçekten bir milyoner olmak istiyorsanız yapmanız gereken ilk şey onlar gibi düşünmeyi öğrenmekten geçiyor.

Zengin biri ile orta sınıftan biri arasındaki en büyük fark para hakkındaki düşüncelerinde görülüyor.

Orta sınıfa mensup bir kişi, gelecekte karşısına çıkabilecek belirsizlikler nedeniyle hep kaygı duyarken bu duygu onu parasını korumaya ve biriktirmeye itiyor.

Bunun tersine zengin olan kişiler özgür ve rahat kararlar alıyor. Para biriktirmek onlar için de önemli olmasına rağmen, bu kişiler zihinsel enerjilerini çoğunlukla insanlara hizmet etme ve problem çözmeye yönlendiriyor.

Bunun yanında iki kesim arasında en çok şu düşünce farklılıkları göze çarpıyor:

- Orta sınıf tasarrufa, zenginler kazanmaya odaklanıyor.
- Orta sınıf çok çalışmakla servet elde edileceğine, zenginler ise aynı sonuca alınan risklerle ulaşılacağına inanıyor.
- Orta sınıf paranın emek gücüyle kazanılacağını, zenginler bunun düşünsel taraftaki başarıyla geleceğini düşünüyor.
- Orta sınıf parasının biteceği endişesi yaşarken, zenginler daha fazla para kazanmanın yolları arıyor.
- Orta sınıf para konusuna duygusal bir açıdan bakarken, zenginler bunu mantıksal yoldan yapıyor.
- Orta sınıf zengin olmanın kendilerinin kontrolünde olmadığını düşünürken, zenginler bunu yapabilecek gücün insanın içinde var olduğunu fikrine sahip.
- Orta sınıfta loto mantığı hakimken, zenginlerde mantıklı hareket öne çıkıyor.
- Orta sınıf içinde bulunduğu ekonomik durumdan kurtarılmayı beklerken, zenginler kimsenin gelip onları kurtarmayacağını biliyor.

Eğer siz de henüz finansal özgürlüğünü kazanamayanlardansanız üzülmeyin çünkü önümüzdeki beş yıllık süreçte kendi başına zengin olanların sayısı tarihte hiç görülmediği kadar çok olacak.

Ekonominin içinde bulunduğu karmaşık dönemde yaşanan birçok problemi çözmek için yaratıcı fikirler bulmak, bu furyanın önünü açacak.

Kaynak: CNBC